Fransa’nın başkenti Paris’te, şehrin orijinal yerleşiminin duvarlarının kalıntıları keşfedildi. Fransa Kültür Bakanlığı’nın 23 Eylül’de duyurduğu bulgu, Roma döneminde kurulan ve zamanla Paris’in temelini oluşturan Lutetia yerleşiminin tam olarak nerede bulunduğuna dair yüzyıllardır süregelen tartışmayı çözmeye aday görüldü. Buluntular, Seine Nehri’nde yer alan Île de la Cité adasında, Hôtel-Dieu hastanesinin yeniden düzenlenmesi öncesinde yürütülen kazılar sırasında 2026 yılının Şubat ayında ortaya çıkarıldı.
Şehrin belediye başkanı Emmanuel Grégoire, buluntunun anlamını şu ifadelerle özetledi: “Burada kendinizi bulmak ve muhtemelen Paris’in kökeninin burada olduğunu keşfetmek nefes kesici bir deneyim.” Yetkililer, duvarın gerçekten Lutetia surlarının bir parçası olup olmadığını kesin olarak kanıtlamak için ek araştırmaları tamamlanmasını bekliyor.
Bin Yıllık Tartışmanın Kalbine Bir İpucu
Kazı ekibi, Hôtel-Dieu hastanesinin karşısındaki Notre-Dame Katedrali’ne bakan alanda 20 metre uzunluğundaki duvar bölümünü tespit etti. Hastane, şehrin en eski hastanesi olarak biliniyor ve Katedral’in tam karşısında yer alıyor. Duvarın arkasında, kum ve çakıldan oluşan 2 metre kalınlığındaki bir platform bulundu. Yakın çevresinde ise Gallica bir mızrak ucu, yanmış tohum izleri ve yanmış ahşap bir binanın kalıntıları ortaya çıkarıldı.
Bu bulgu, arkeolojideki bir boşluğu dolduruyor. Yüzyıllardır Lutetia’nın konumu tartışılmıştır. Bugün, bu duvar ve bağlamıyla belki de gizemin anahtarını elimizde buluyoruz.
Stéphane Deschamps, Île-de-France Bölgesel Arkeoloji Servisi’nin bölgesel küratörü
Büyük taş blokları ve birbirine geçme kiriş sistemiyle inşa edilmiş duvar, Lutetia’yı çevreleyen savunma surlarının bir parçası olabileceği düşünüldü. Lutetia, “nehir ortasında yaşayanlar” anlamına gelen Latince bir terimdir ve Gallica Parisii kabile tarafından M.Ö. üçüncü yüzyılda kurulmuş kabul edilmektedir. Roma İmparatorluğu ise M.Ö. 52’de, Gal’lerle yapılan sekiz yıllık kampanyası sırasında Lutetia’yı fethetti. Gal’ler, güncel Fransa, Belçika, Almanya ve İtalya topraklarında yaşayan Kelt kökenli çiftçilerden oluşan bir topluluktu.
Julius Caesar, bu savaşları, Lutetia’nın Seine Nehri’nde bir adada konumlandığını da dahil olmak üzere yazıya döktü. Roma lejyonları ilerledikçe, kabile “Lutetia’yı yakmak ve şehre ait köprüleri kesmek” emrini verdi. Ancak tarihçiler, yüzyıllardır Caesar’ın Lutetia hakkındaki betimlemesini sorguladı ve yerleşimin konumu tartışmalı kaldı. Bazı akademisyenler, buluntuların 1990’larda Nanterre adlı batı banliyösünde yapıldığını öne sürerek yerleşimin Paris’in merkezinde ya da orada olabileceğini savundu.
Karbon Tarihlemesi ve Koruma Planları
Başlangıç karbon tarihlemesi, duvarın M.Ö. 200 ile M.Ö. 10 arasında inşa edildiğini gösteriyor. Bu tarih, Lutetia yerleşiminin bilinen zaman çizelgesiyle örtüşüyor. Yanma izleri de Caesar’ın anlatısını daha da destekliyor. Araştırmacılar, site üzerinde kazı çalışmalarını sürdürmeyi umuyor, ancak çalışmaların yenilenme alanlarına sınırlı kalacağı için ilerleme yavaş olabilir.
Duvarın bir müzede sergilenebilecek orijinal taşları içerecek bir replikanın oluşturulması amacıyla kalıp yapılması gerekiyor. Duvar, bu nedenle korunması için çok kırılgan bulunuyor. Araştırmacılar ayrıca, halkın keşfedebileceği bir 3 boyutlu dijital model geliştirmeyi planlıyor.
Tüm önceki nesillerimiz, Île de la Cité’de Gallica izleri bulma hayali kurdu. Bu konuda çok spekülasyon yapıldı. Doğru yerde, doğru zamanda olduğumuz için şanslıyız.
Dorothée Chaoui-Derieux, Fransa Kültür Bakanlığı’nın Paris’teki arkeolojik işlemleri koordinatörü
İlgili kurumlar, buluntunun yalnızca Lutetia’nın surlarının bir parçası olup olmadığını değil, aynı zamanda bölgenin daha geniş tarihini de anlamaya katkı sağladığını vurguladı. Çalışmalar, Hôtel-Dieu yenilenmesi kapsamında sürdürülecek ve yeni nesillere şehrin kökenleriyle ilgili somut kanıtlar sunmayı hedefliyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔