21 Ekim 2026, Çarşamba
CANLI YAYIN Anlık Haber Merkezi 7/24 Devrede
USD/TRY: 34.25
EUR/TRY: 37.10
BIST 100: 9.120
T.C. ULUSAL BASIN & HABER PORTALI
SON DAKİKA
Kültür & Antropoloji

Alfredo Jaar’ın ‘A Logo for America’: Amerika Birleşik Devletleri’nin 250. Yılında Geri Dönüş

ABD’nin kuruluşunun 250. yılını kutlarken Donald Trump, “Amerika” adını siyasete alet ettiğinde; Times Square’deki reklam panolarının arasında, domates…

Alfredo Jaar’ın ‘A Logo for America’: Amerika Birleşik Devletleri’nin 250. Yılında Geri Dönüş
Yayın:

ABD’nin kuruluşunun 250. yılını kutlarken Donald Trump, “Amerika” adını siyasete alet ettiğinde; Times Square’deki reklam panolarının arasında, domates sosu ve bir Meksika restoranı reklamlarıyla yan yana yer alan Alfredo Jaar’ın “A Logo for America” kurulumu New York’a üçüncü kez döndü. 1987’de henüz 31 yaşında ve tanınmamış bir şekilde sahneye çıkan Chileli sanatçı, 42 saniyelik LED animasyonuyla izleyicilere “Bu Amerika Değil” mesajını vermişti; şimdi ise ABD’nin dünyaya adını silah olarak çevirdiği dönemde bu eserin yeniden aktarılması, sanatçının kendi ifadeleriyle “farklı olabileceğini gösterebileceğimiz” inancına yeni bir boyut katıyor.

Kurulum, Times Square’in kalbinde, 42 saniyelik LED animasyonuyla New Yorkluları şaşırtmıştı. Haritanın üzerine bindirilen “This Is Not America” (Bu Amerika Değil) yazısı ardından, ABD bayrağına “Bu Amerika’nın Bayrağı Değil” ibaresi eklenirken; “R” harfi bir anda Kuzey, Orta ve Güney Amerika haritasının dansına dönüşüyordu. Jaar’ın Amerikalılara ve liderlerine yöneltmek istediği mesaj sade ama provokatifti: Kendini bu çok sayıda ülkeden yalnızca biri olarak görenlerin, “Amerika” adını ele geçirmesini durdurmaları gerekiyordu.

“Bu Amerika Değil”

Neredeyse 40 yıl geçti ve hala Amerikalıların kendilerini dünyadaki tek Amerikalı olarak gördükleri gerçeği, “Amerika” bir kıta değil, bir ülke olduğunu açıklamayı gerektiriyor. Jaar’ın kurulumu o günden bu yana dünya çapında yankı uyandıran bir başarı oldu; 2014’te Times Square’de gece yarısı tek dakika boyunca yeniden gösterildi ve Donald Trump’ın ilk başkanlık kampanyası döneminde Miami Beach’in yakınındaki bir gemi üzerinde dev ekranlarda izleyiciye ulaştırıldı.

Bu kez ise Manhattan’daki Galerie Lelong galerisinde sergilenecek esere, sanatçının tarihsel kurulumuna ve sürüklediği güncelliğe bir övgü niteliğinde bir saygı duruşu düzenleniyor. Galerinin merkezinde, ziyaretçileri 40 yıl öncesine götüren büyük bir video ekranı bulunuyor. Jaar’ın kendi eseri için başlıca ilham kaynağı olarak işaretlediği Joaquín Torres-García’nın “Inverted America” (1943) adlı çalışması da sergiye dahil edildi.

Bu konuda beni yıllar önce dikkate daha çok önem vermeye iten aslında Şili’deki arkadaşlarıydı. Belki de bu, sizin eserinizin etkisiydi. Bu söylem 1987’de de var mıydı?

Alfredo Jaar

Pinochet’in Şili’sinden kendi kendini sürgüne göndererek 1982’de ABD’ye yerleşen sanatçı, burada “Tanrısın Amerika” ve “Amerika’ya Hoş Geldin” ifadelerinin günlük dilin bir parçası olduğunu fark etmişti. Ancak bu ifadelerin asla kıta anlamında değil, yalnızca Birleşik Devletler’i kastedtiğini görüp şaşırmıştı.

“Tanrısın Amerika” dediler ama aslında ne kastettiklerini soruyordum: “Amerika mı demek istiyorsunuz?” diye. “Hayır, Amerika, Amerika” diyorlardı. Böylece dil ve coğrafya konusunda muazzam bir cahillik, hatta vahşi bir cahillik keşfettim.

Alfredo Jaar

Sokakta Yapılan Sanatın Doğallığı

Jaar aslında sanatçı değil; sanat yapan bir mimardır ve hiç sanat eğitimi almamıştır. Bu nedenle onun için sokakta eser üretmek çok doğal geliştirmişti. Şili’deki diktatörlük döneminde, sansürün hâkim olduğu ve insanların görüşlerini açıklayamadıkları bir dönemde sokağa çıkıp insanlara “Mutlusunuz mu?” diye soran projeler yapmıştı.

Sensey sanatçı değil, sanat yapan bir mimarsınız. Bu yüzden benim için sokakta eser üretmek çok doğal geliyordu. Ben sanatı hiç öğrenmedim.

Alfredo Jaar

Kurulumun nasıl ortaya çıktığına dair soruyu Jaar, “Bir mucize” diye yanıtladı: O dönemde tamamen tanınmamış bir sanatçıydı. 1986’da Times Square’de bir eser yapması için davet edildi ve bunu bu konuda kamuoyuna yönelik bir proje olarak fırsat saydı. İşlemi tamamen semiyotik (işaret-bildirim) düzeyinde yaptı; daha büyük siyasi meseleleri düşünmedi, yalnızca dili değiştirmeye çalıştı: Bu Amerika Değil.

Bu mucizeydi. O zamanlar tamamen tanınmamış bir sanatçıydım. 1986’da Times Square’de bir eser yapmaları için davet ettiler ve ben bunu, bu konuda kamuoyuna yönelik projem olma fırsatı olarak gördüm.

Alfredo Jaar

Sadece semiyotik düzeyde tasarladığı eserin, daha sonra kendi başına bir hayat kazanıp kontrolünü tamamen kaybettiğini belirtti. Örneğin 2014’te Times Square’de tekrar gösterilirken The Guardian dergisi üzerine iki sayfalık bir yazı yazdı ve bunu “anti-Trump tabelası” olarak nitelendirerek eserin arkasındaki orijinal niyeti tamamen kaçırdı.

“Bu Yasa Dışıdır”

Kurulumun 1987’deki New Yorklılarda yarattığı tepkileri anlatırken Jaar, National Public Radio’nun (NPR) Times Square’deki geçişçilere eser hakkında nasıl hissettiklerini sorduğunu aktardı. En çarpıcı tepki ise birinin muhabire “Bu yasa dışı” demesiyle ortaya çıktı.

National Public Radio, Times Square’deki insanlara eseri hakkında ne hissettiklerini soruyordu. En etkileyici tepki, birinin muhabire şunu söylemesiydi: “Bu yasa dışı.” Bugün de aynı cevabı alabilirsiniz.

Alfredo Jaar'ın 'A Logo for America': Amerika Birleşik Devletleri'nin 250. Yılında Geri Dönüş

Alfredo Jaar

Soruyu son biçiminde sorduğunda ise Jaar, konu etrafındaki söylemin bugünden 40 yıl sonra değiştiğini soruyordu. Sanatçı, dünyayı değiştirebileceklerini düşünmese de güçlü bir şekilde “farklı olabileceğini gösterebileceğimizi” savunuyor.

Galerie Lelong’daki bu sergi, Jaar’ın çok yıllık sanat kariyerinin yanı sıra Amerika ve ABD arasındaki kavramsal ayrımın güncelliğine dair bir sohbet alanı sunuyor. Ziyaretçiler, 40 yıl öncesine götüren büyük video ekranıyla Times Square’in nostaljisine bir yolculuk yapıyor; Jaar ise hâlâ adaletsizliğe ve iktidarın kötüye kullanımına duyduğu kaygıyla, sanatın dili yeniden şekillendirebileceğine inanan tek başına bir ses olmaya devam ediyor.

Bu konuda beni yıllar önce dikkate daha çok önem vermeye iten aslında Şili’deki arkadaşlarıydı. Belki de bu, sizin eserinizin etkisiydi. Bu söylem 1987’de de var mıydı?

Alfredo Jaar

Kurulum, Times Square’in kalbinde, 42 saniyelik LED animasyonuyla New Yorkluları şaşırttı. Jaar’ın kurulumu o günden bu yana dünya çapında yankı uyandıran bir başarı oldu; 2014’te Times Square’de gece yarısı tek dakika boyunca yeniden gösterildi ve Donald Trump’ın ilk başkanlık kampanyası döneminde Miami Beach’in yakınındaki bir gemi üzerinde dev ekranlarda izleyiciye ulaştırıldı. Trump’ın göçmenlere yönelik ırkçı açıklamalarına tepki olarak bu gösterim yapıldı.

Hmm, let me be careful about the timeline. The text says:
– “making a brief reappearance in Times Square for a single minute at midnight in 2014”
– “During Donald Trump’s first presidential campaign in 2016, the artwork was played on large video screens installed on a barge off Miami Beach as a response to the candidate’s racist statements about immigrants.”

So these are two separate events. Let me present them accurately:
– 2014 Times Square reappearance (midnight, one minute)
– 2016 Miami Beach barge during first presidential campaign (response to racist statements about immigrants)

Let me revise:

Kurulum, Times Square’in kalbinde, 42 saniyelik LED animasyonuyla New Yorkluları şaşırttı. Jaar’ın kurulumu o günden bu yana dünya çapında yankı uyandıran bir başarı oldu; 2014’te Times Square’de gece yarısı tek dakika boyunca yeniden gösterildi. Donald Trump’ın ilk başkanlık kampanyası döneminde ise, göçmenlere yönelik ırkçı açıklamalarına tepki olarak Miami Beach’in yakınındaki bir gemiye kurulan dev ekranlarda izleyiciyle buluştu.

Soğuk Savaş’ın en gerilimli yıllarının birinde, 1987’nin Nisan ayında henüz 31 yaşında ve tanınmamış bir sanatçı olan Alfredo Jaar, Times Square’in kalbinde billboard kurulumunu sahneye koydu. Domates sosu ve Meksika restoranı reklamları arasında yer alan bu eserde, haritanın üzerine bindirilen “Bu Amerika Değil” yazısı ardından ABD bayrağına “Bu Amerika’nın Bayrağı Değil” ibaresi eklenirken; “R” harfi bir anda Kuzey, Orta ve Güney Amerika haritasının dansına dönüşüyordu.

İlginizi Çekebilir: Dünyada Kripto Kazançlarına Sıfır Vergi Koyan 10 Ülke: Vergi, İkamet ve Bankacılık Mantığı Arka Planda Ne Var →
Kaynak: Hyperallergic ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔
Etiketler: #Amerika