Afrika Gelecek Enstitüsü (AFI), mimar ve akademisyen Kwame Okwui Lokko’nun 2021’de kurduğu kurum olarak, Afrika’nın dinamik mahallelerinden biri olan Akkra’nın Osu semtinde, eski bir fayans deposunu dönüştürerek kalıcı merkezine kavuştu. Beş yıllık faaliyetin ardından inşa edilen bina, öğretim, araştırma ve halk etkinliklerini bir çatı altında toplayan yeni modelini somut biçimde yansıtarak kuruluş tarihine önemli bir taş ekledi.
Kurum, ilk başta kalıcı bir yapıdan çok seyahat eden niteliğiyle anılıyordu. Şimdiye kadar Afrika genelinde ortaklıklar ve geçici alanlar aracılığıyla faaliyet gösteren enstitü, ana programı Nomadic African Studio ile Afrika çapında değişim yaratan isimlerden oluşan bir ağ biçiminde örgütlenmişti. Bu ilk kurumsal binası, kuruluşun tarihine önemli bir temel taşı koyarken aynı zamanda kurumun mimariye yönelik uyarlanabilir yaklaşımını da bedenlendiriyor.
Eski fayans deposundan çağdaş bir kültür merkezine
Osu, Akkra’nın en hareketli mahallelerinden biri olarak biliniyor. Yeni alan, orijinal depunun karakterini korurken çevresel duyarlılık ile mekansal esnekliği dengeleyecek biçimde tasarlandı. İnşa süreci ortak bir çalışma sonucu şekillendi: Lokko, Patrick Gentilezza (Buro Ghana), Patti Anahory, Laurence Lord ve Fred Swart’tan oluşan ekip; mimari yönü, tasarım geliştirme, inşaat uzmanlığı ve imalat becerisini bir araya getirdi.
Bina, geleneksel kalıplardan uzak duruyor. Alan, esneklik, açıklık ve deneyimi merkezine yerleştiren AFI’nin uyarlanabilir mimari yaklaşımını temsil edecek. Sadece mimari açıdan önemli bir dönüm noktası olmakla kalmayıp, aynı zamanda sivil altyapının bir parçası olarak öğretim, üretim, sohbet, sergi ve performansın bir arada yaşayabileceği bir platform işlevi görecek.
“Bir anda birçok geleceği içine ablecek bir bina istedik. Bir kuruma ait anıt değil, etkinlik için bir çerçeve; sabahları okul, öğleden sonraları stüdyo, geceleri ise halka açık bir salon olabilecek bir yer. Biz mimariyi, insanları bir araya getirme imkânıyla başlatırız.”
Kwame Okwui Lokko, AFI Kurucusu ve Mimar
Lokko’nun bu sözü, binanın çok amaçlı kullanım felsefesini özetliyor. Öğrenci atölyelerinden konferanslara, film gösterimlerinden kamuya açık etkinliklere kadar geniş bir yelpaze için tasarlanan alanın, şehrin kültürel ve günlük hayatının içine dokunan yeni bir işbirliği mekânı olması hedefleniyor.
Kurumun fiziksel tabanı ve önündeki çalışmalar
Bina, AFI’nin ekibi için yeni bir fiziksel ana sağlarken aynı zamanda arşivlere de ev sahipliği yapacak. Urban Room adı verilen alanda öğretim programları, konferanslar, sergiler, film gösterimleri, rezidanslar ve kamuya açık etkinlikler düzenlenecek. Beş yıl önce kurulan enstitü, artık kalıcı bir temele oturarak Afrika genelindeki eğitim ve kültür faaliyetlerini daha sağlam bir zemine oturtuyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔