Toby Shuall, bahçecilik ve fidan yetiştiriciliği alanındaki çalışmalarıyla tanınan çok yönlü bir isim. Aynı zamanda tasarımcı ve sanatçı kimliğiyle de dikkat çekiyor. Kendisini, sürekli geliştirdiği fidanlık ve bahçesini devasa bir sanat eseri gibi görüyor. Peki, onu bu alana çeken ne? İlham kaynakları neler? Ve gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunuyor?
Toby Shuall’ın çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek için göz atabilirsiniz.
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
“Ben bir bahçeci ve fidan yetiştiricisiyim. Aynı zamanda tasarımcı olarak çalışıyorum ve sanat eserleri üretiyorum. Fidanlığımı ve bahçemi, sürekli geliştirdiğim devasa bir sanat eseri gibi görüyorum.”
Bizi bu alana çeken ne?
“Bu işi yapmaktan büyük keyif alıyorum. Yaklaşık 15 yıl önce bitkilere karşı büyük bir tutku geliştirdim ve bu tutku beni bugün bulunduğum noktaya getirdi.”
İlham kaynaklarınız nelerdir?
“Bahçecilik alanında James Hitchmough, Peter Korn, Cassian Schmidt, Keith Wiley, Bettina Jaugstetter, Giacomo Guzzon, Beth Chatto ve Olivier Filippi gibi isimler ilham kaynağım. Bahçecilik dışında ise David Nash, Paul Noble, Eduardo Chillida ve Barry McGee’nin eserleri beni etkiliyor. Ayrıca, Arvo Pärt’in erken dönem kompozisyonları, Richard Skelton, Rachel’s, Mogwai’nin ilk albümleri gibi belirli müzikler, günlük hayatımda bana ilham veriyor. Harold Budd da benim için derin bir ilham kaynağıdır. Ayrıca, eşim Clare Shilland ve arkadaşım, sanatçı Ben Branagan da beni sürekli olarak motive ediyor.”
Gençlik yıllarınızda sizi heyecanlandıran yaratıcı çalışmalar nelerdi ve bunlar şu anki ilgi alanlarınızla nasıl bir bağlantı kuruyor?
“’90larda bir genç skateboarder olmaktan büyük minnettarım. Bu, kim olduğumu şekillendirdi. Her zaman kendi yolumu izledim. O dönemdeki graffiti kültürü benim için büyük bir ilham kaynağıydı. Özellikle South Bank’teki graffiti sahnesi ve Slam City Skates’te çalışmak, müziğe olan tutkumu daha da artırdı. Gençliğimde sanatla ilgilenmeye başladım ve Barry McGee (Twist)’nin eserleriyle tanıştım. O dönemdeki graffiti sahnesi ve Margaret Kilgallen gibi isimler beni çok etkiledi.”
Palace Skateboards ile çalışmanız nasıl bir deneyimdi?
“Lev’in odasında oturup onun bu fikrini konuşuyorduk. İlk olarak arkadaş olduk ve arkadaşlarımızın başarılı olmasını görmek her zaman güzeldir. Bu yüzden projelerde yer almak benim için büyük bir keyif.”
Palace ile çalışmadan önce düşünceleriniz nelerdi?
“Ben, Palace’ın varlığından çok önce beri bu camiada olduğum için, Lev ve Gareth’in başarısından dolayı gerçekten mutluydum. Biz hep bir aileyiz.”
Şu anda üzerinde çalıştığınız projeler nelerdir?
“Fidanlıkta sulama gerektirmeyen, kuraklığa dayanıklı bitki yatakları üzerine yoğunlaşıyorum. Sulama olmadan bile dinamik ve ilginç peyzajlar yaratmanın mümkün olduğunu keşfediyorum. Ayrıca, piyasada bulunmayan birçok farklı türü yetiştirerek, gelecekte kullanılabilecek çeşitliliği artırmaya çalışıyorum. İyi tasarlanmış bitki toplulukları, sosyal bağları destekler. Bu kavramları kamusal alanlara uygulamak için çalışmalar yürütüyorum.”
Favori restoranınız?
“Los Pinos, Santa Cruz, .”
Tavsiye edebileceğiniz bir eser?
“Arvo Pärt’in ‘Tabula Rasa’ eseri. Son bir yılda bu parçayı yüzlerce kez dinledim. Derin düşüncelere dalmamı sağlıyor. Ayrıca, Carson McCullers’ın ‘The Heart Is a Lonely Hunter’ adlı romanını da tavsiye ederim.”
Wallpaper’ın okuyucularına ne söylemek istersiniz?
“Kendi yolunuzu izleyin. Yaptığım her yaratıcı çalışma, ilham ve hayal gücünün bir ürünüdür. Palace ile yaptığım tüm projeler, fikirlerimizin ve düşüncelerimizin sonucudur. Hiçbir zaman hazır şablonlara başvurmadık.”
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔