Es Devlin’in Dönen Kütüphanesi: “Beni Ben Yapan Tüm Kitaplar”
Sanatçı ve tasarımcı Es Devlin, "Ben aslında her okuduğum kitabın, sevdiğim her kitabın, aştığım her dağın toplamıyım," diyerek Jorge Luis Borges'den...

Sanatçı ve tasarımcı Es Devlin, “Ben aslında her okuduğum kitabın, sevdiğim her kitabın, aştığım her dağın toplamıyım,” diyerek Jorge Luis Borges’den alıntı yapıyor. Bu ifade, kitapların bir yaşamın mimarisi olduğu inancını yansıtıyor. Her yazarın bir iz bırakarak beyin yapısını değiştirdiği düşünülüyor.
Bu inanç, Es Devlin’in en yeni eseri olan “Dört Rüzgar Kütüphanesi”ne ilham kaynağı oldu. Penhaligon’s sponsorluğunda hazırlanan bu etkileyici kurulum, İngiltere’nin en ünlü tarihi evi olan ve “Brideshead Revisited” ile daha yakın zamanda “Bridgerton” dizilerinin çekildiği Castle Howard’ın bulunduğu North Yorkshire’daki Temple of the Four Winds yapısında yer alıyor. Bu yapı, mimar John Vanbrugh’un ölümünün 300. yılını kutlamak amacıyla bir kütüphaneye dönüştürülmüş.
Es Devlin’in kitaplardan oluşan bu dönen heykel, sanatçının kişisel koleksiyonundan seçilmiş 250’den fazla kitabı barındırıyor. Kitaplar, eşlik eden ses kayıtlarıyla birlikte sergileniyor; bu kayıtlarda Es Devlin, seçtiği pasajları okuyor. “Bu çok kişisel bir proje,” diyor sanatçı. “Beni ben yapan tüm kitapların kütüphanesi.”
John Vanbrugh’ın mirası, bu projeye beklenmedik bir paralellik sunuyor. Best known as the architect of Castle Howard and Blenheim Palace, Vanbrugh’s career defied easy categorisation. He was a playwright, political activist, soldier, theatre manager and sometime prisoner, as well as an architect. Devlin, doğrudan binalarına değil, “Van the man” olarak bilinen karizmatik ve çok yönlü kişiliğe odaklanmak istedi.
“Benim ilgimi çeken, onun seçimlerinin dokusu, yani bir yandan edebiyatla, diğer yandan tiyatroyla uğraşması, aynı anda Haymarket’i tasarlarken Blenheim Sarayı’nı inşa etmesi,” diyor Devlin. Özellikle dikkat çekici olan, Vanbrugh’ın sistemlere olan ilgisi; edebiyat, politika ve mimari. “Sanırım o sistemlerle ilgileniyordu. Geometriye meraklıydı,” diye belirtiyor Devlin. “Bunun, hem edebi eserlerdeki, hem de mimarideki çalışmalarda ortak bir payda olduğunu düşünüyorum. Bu, değişim yaratma arzusuyla birleştiğinde cesaret veriyor.”
Es Devlin’in uygulamalarına yansıyan bu merak, sanatçının tiyatro, opera, kamusal sanat, mimari ve performans alanlarındaki çalışmalarına da ilham kaynağı olmuş. Sanatçı, Vanbrugh ve çağdaşlarının dönemine bakarak, bilginin farklı disiplinlere ayrılmadığı bir dönemi görüyor. “Bunlar, hem mimarlık yapan insanlar, aynı zamanda da bilimsel deneyler yapanlardı,” diyor sanatçı. “Bu dönemde bilgi, bütüncül olarak anlaşılıyordu. Eğer bir edebiyat insanıysanız, elbette ki bir mimar da olmalısınız.”
Temple of the Four Winds’ün konumu, bu fikirleri daha da güçlendiriyor. Castle Howard arazisini gören bir tepede yer alan yapı, aynı anda hem bir köşk, hem bir gözlem noktası, hem de bir dinlenme yeri olarak hizmet veriyor. “Bu yapının en güzel yanı, onun belirli bir amaca hizmet etmemesi,” diyor Devlin.
Dönen kütüphanenin yanı sıra, dört adet kıvrımlı masa, ziyaretçileri bir araya gelmeye, sohbet etmeye ve Es Devlin’in kitaplarından bazılarını incelemeye davet ediyor. Bu proje, aynı zamanda okuryazarlığın teşvik edilmesine katkıda bulunuyor; ancak Devlin için okuma sadece bir bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda sosyal bir etkileşim biçimi. “Umarız bu proje, insanların bir araya gelmesini, metinler aracılığıyla birbirlerini tanımalarını sağlayacaktır,” diyor sanatçı.
Sergilenen kitaplar, sanatçının kendi koleksiyonundan seçilmiş ve yıllar içinde biriktirdiği notlarla dolu. “Genellikle elinde bir kalemle okurum,” diyor sanatçı. “Ya altını çiziyorum ya da metinlere karşı duyduğum öfkeyi göstererek yanına ‘Hayır!’ yazıyorum.”
Kurulum boyunca dinletilen pasajlar, sanatçının en çok etkilendiği, heyecanlandığı veya değiştirdiği cümlelerden oluşuyor. Bu eserler arasında; [Kitap adı], [Kitap adı] ve [Kitap adı] gibi önemli yapıtların yanı sıra Jorge Luis Borges ve Audre Lorde’den alıntılar da yer alıyor. “Okuduğum çoğu kitap beni değiştirir,” diyor sanatçı, “ancak bunlar, dünya görüşümü şekillendiren eserler.”
“Dört Rüzgar Kütüphanesi”, 27 Eylül 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek bir sergi.
Bu konuyla ilgili görüşlerinizi ve sorularınızı topluluk forumunda paylaşabilirsiniz.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔
Bir yanıt yazın