Alejandro G. Iñárritu yönetmenliğinde sinemaya gelen “Digger”, vizyona girdiği ilk haftadan itibaren eleştirmenlerin büyük bölümünden olumsuz değerlendirilmiş ve gişede beklenen başarısızlığa uğramıştır. İklim değişikliği, şirket egemenliği ve propagandayı konu alan bu satirik yapımın neden kasıtlı olarak bölücü bir tonda hazırlandığını yönetmen Iñárritu, “Gerçeklikle gerçeği karıştırdık” açıklamasıyla özetliyor.
Filmin neyi hedeflediğini anlamak için sahneye çıkan isimlerin kim olduğuna bakmak gerekiyor. Tom Cruise’un geri dönüş yapmadığı, piyasa değerlerinden ödün vermeyen, kendinden emin bir petrol magnatını canlandırdığı “Digger”, izleyiciye kolay cevaplar sunmaktan kaçınıyor. Hem kurgusal hem de üslupsal açıdan büyük bir risk alan film, aksiyonu bilerek gerçeklikle gerçek arasındaki o ince çizgide konumlandıran bir sürprizle destekleniyor.
“Her şey dikkat çekmek için”
Piksel piksel yüksek tempolu ve kasıtlı rahatsız edici bir üslup taşıyan yapım, yönetmenin güncel kültüre dair keskin gözleminden besleniyor. Iñárritu, filmin ardındaki niyeti şöyle açıklıyor: “Yaşadığımız kültürde her şey sadece dikkat çekmek, beğeni toplamak, rahatsız etmek ve sinir bozmak için. Gerçeklikle gerçeği karıştırdık, bence.”
Bu yaklaşımın sahadaki karşılığı pek de iç açıcı değil. Filme dair eleştiriler büyük ölçüde olumlu olmaktan uzak; vizyon ilk haftasındaki gişe gelirleri ise oldukça düşük seyretmiş durumda. Yönetmen ise filmin kutuplaştırıcı bir tepkiyle karşılaşmasından rahatsız olmadığını açıkça belirtiyor.
“Bölücü olmasını tercih ederim, o ılık veaysı soğuk karşılamadan kat kat iyi.”
Alejandro G. Iñárritu, yönetmen
Yönetmenin bu tutumu, filmin ticari başarısından çok sanatçısal bir duruş sergilediğini ortaya koyuyor. İzleyiciden homojen bir beğeni beklemek yerine, onları düşündürmek ve rahatsız etmek isteyen Iñárritu, gişedeki zayıf performansın gerisindeki asıl kaygının izleyiciyi uyandırmak olduğunu ima ediyor.
Eleştirilerin ardındaki temel mesele
“Digger”a dair olumsuz değerlendirme yapan eleştirmenlerin çoğu, filmin kasıtlı belirsizliğini ve mesajını doğrudan bu niyetle ilişkilendiriyor. İklim krizi ve şirket lobiciliği gibi keskin konuları işleyen yapımın, izleyiciyi rahat bırakmayan üslubu bazıları için fazla yüklü bulunmuş; Tom Cruise’un dev bir petrol patronunu canlandırması ise tartışma konusu olmuş durumda.
Yönetmen bu eleştirilere karşılık, filmin amacının kolay neticeler sunmak değil, izleyiciye gerçeklikle gerçek arasındaki o çelişkili alanda düşünmeye zorlamak olduğunu savunuyor. Bu bağlamda gişedeki düşük gelir ve olumsuz press gösterileri, Iñárritu için başarısızlık işaretinden çok filmin kendi diliyle konuşabildiğinin bir kanıtı olarak okunuyor.
Sinemanın geleceğine dair mesaj
“Digger”in yolundan giderek sinema endüstrisinde tartışma yaratan, ancak izleyiciyi içine çekmeyi başaran yapımlar için yeni bir zemin açıldığı söylenebilir. Iñárritu’nun “ılık soğuk” olarak nitelediği güvenli liman anlayışından uzaklaşması, sanatçıların ticari başarıyla sanatsal duruş arasındaki gerilimi yeniden gündeme taşıyor.
Filmin ardından sinema çevrelerinde öne çıkan soru şifalı: Bir yapımın başarısı gişe rakamlarıyla mı yoksa yarattığı tartışmayla mı ölçülmeli? Iñárritu’nun cevabı net; bölücü olmak, hiçbiri olmayan bir tepkiden çok daha değerli.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔