Amerika’da geçen, zeka düzeyinin nesilden nesile çöküşünü anlatan Mike Judge’ın “İdiokrasi” adlı distopik komedisinin 20. yıl dönümü bu ay kutlanırken, film bir zamanlar sinemalarda çığır dizen bir fantezi olarak görülen yapımdan, bugün popüler kültürün en sık dile getirilen metaforlarından biri haline geldi. The New York Times’ın ABD’nin 250. doğum günü için okuyucularına “Amerika’yı tanımlayan kesin film hangisi?” sorusunu yöneltmesiyle başlayan anketin 4 binin üzerinde yanıtının ardından öne çıkan tek başkana, 2006’da vizyona giren ancak sinema salonlarında neredeyse hiç izleyici bulamayan bu komedi oldu.
Filmin yönetmeni ve senaristi Mike Judge’ın “Ofis Alanı” (Office Space) ile tanındığı, aynı zamanda Beavis & Butt-Head gibi kült dizilerin yaratıcısı olan isim, eseri asla siyasi bir niyetle yazmadığını vurgularken, filmi yeşil ışık yakan 20th Century Fox eski başkanı Tom Rothman ise “Bu filmin var olmasının nedeni, şirketin Mike Judge’a bu kadar özgün bir işe inandığı için” dedi. Yazar Etan Cohen’in de sözlerine göre ise amaç çok daha basitti: “Sadece mümkün olan en aptal şeyi yazmak istiyordum.”
Kült Filmden Zamanın Ruhu’na Yolculuk
“İdiokrasi” başlangıçta çoğu kült filmin gittiği yolu izledi. Sinemada kısa ömürlü ve felaket bir vizyon yaşadı, ancak ev filmi (home video) ve kablolu yayıncılık kanallarında kitlesini buldu ve komedi camiasında saygıyla anılmaya başladı. Ancak 2016’da, televizyondaki “The Apprentice” dizisinin yıldızı başkanlık yarışına girip siyasi normları sarsan kampanyasıyla gündeme geldiğinde başlıklar değişti. Time dergisi “Bir ‘İdiokrasi’ye Dönüştük” (We Have Become an ‘Idiocracy’) yazarken, Variety de UFC maçlarının Beyaz Saray bahçesinde yapılması üzerine “Trump, ‘İdiokrasi’nin Zirvesine Ulaştı” (With UFC Freedom 250 at the White House, Trump Has Reached Peak ‘Idiocracy) başlığını attı.
Bugün eleştirmenler filmi açıkça siyasi bir yapı olarak görüyor ve “Kalabalığın Üzerinde Bir Yüz” (A Face in the Crowd) gibi filmlerin yanı sıra Trump’ın başkanlığının öngörücüsü olarak sıralanıyor. Cohen ise IndieWire’e verdiği röportajda bu dönüşü şöyle yorumladı: “Bu film siyasi olmaya hiç niyet edilmedi. Benim amacım, 20’li yaşlarımdaki benliğime dayanarak mümkün olan en aptal şeyi yazmaktı.”
“Bugün ‘İdiokrasi’ hakkında konuşmak hem eğlenceli hem de ürkütücü. İnsanlar dünyayı şu an nasıl tanımlamak için etrafa attıkları bu bir ifadeye dönüştü ve aklımızın bile çok ötesine geçti. Tek düşündüğümüz şey, insanların Crocs ayakkabılarını sürekli giymesi olacaktı ve hatta o da imkânsız görünüyordu.”
Etan Cohen, filmi Mike Judge ile birlikte yazan senarist
Filmin hikâyesinde Luke Wilson’ın canlandırdığı Joe, tipik sıradan bir Amerikalı olarak, hibernasyon (kriyojenik dondurma) projesine katılmak için seçilen askeri bir kütüphaneci. Rita adlı çevikli bir eskortla birlikte donduruldukları halde, bir skandal askeri üssün kapatılmasına yol açar ve ikisi de unutulur. Sonraki yüzyıllarda yüksek zekâlı çiftler doğru anı beklerken, düşük zekâlı nüfus bolca çoğalır ve insanlık giderek daha da yavanlaşır.
500 yıl sonra uyanan Joe ve Rita, “Şiddet Kanalı”nın (Violence Channel) 1 numaralı programının “Vay, Testislerim” (Ow, My Balls) olduğu, Dışişleri Bakanı’nın Carl’s Jr. markası tarafından tanıtıldığı, Brawndo adlı spor içeceğiyle sulanan tarlaların bulunduğu ve beş kez Ultimate Smackdown şampiyonu, eski pornografik yıldız Dwayne Elizondo Mountain Dew Herbert Camacho (Terry Crews) başkanlığında yaşayan bir dünyaya adım atar. Bu toplumda Joe, odadaki en zeki kişi olarak öne çıkar ve Camacho, Joe’nun Amerika’nın tüm sorunlarını bir haftada çözeceğini vaat eder.
Sinemasal Bir Felaket mi, Kült Bir Başarı mı?
Filmin neredeyse hiç var olmaması gereken sinemai vizyonu, efsanesinin merkezinde yer alır. Cohen, kahkahayla şöyle anımsattı: “Moviephone’a telefon ettiğinizde film hâlâ ‘Mike Judge Projesi’ (Untitled Mike Judge Project) olarak geçiyordu. Bir galayı bile yoktu. Açılış gününde ben, eşim ve kardeşimle gittik. Sadece üçümüz ve eleştirmenlerdik orada. O kadar sessizdi ki, duyduğun ilk ses kalemlerin açılmasıydı.”
Crews ise hem hayal kırıklığına uğramış hem de pragmatikti. “Herkesle ‘Bu filmi izlemeyi dört gözle bekliyorum’ diye anlatıyordum,” dedi. “Temel olarak ortadan kaybolmuştuk. Çok sert bir depresyon yaşıyorsunuz çünkü üzerinde çok emek verdiğiniz bir şeydi.”
Peki ne oldu? Rothman, IndieWire’e verdiği açıklamada durumu şöyle betimledi: “Piyasaya çıkarmak son derece zordu. Denedik. Her zaman deniyoruz ve her zaman sevdik. Ama o dönemde imkânsız derecede fantezi gibi görünüyordu. 20 yıl önce bir filmi reklam etmek için 15 saniyelik bir televizyon spotu kesmeyi hayal edin. O zamanlar sosyal medya yoktu, influencer’lar da yoktu. Başaramadığımız için üzüntü duyduk.”
“Geriye dönük bakıldığında, film doğru olmalıydı, belki de daha iyisiydi,” dedi Rothman. “Ofis Alanı’ndan önceki gibi, İdiokrasi de yan pazarlarda çok zengin bir hayat sürdü.”
Tom Rothman, Sony Pictures Motion Picture Group başkanı ve CEO’su
Crews, filmin kablolu yayıncılıkta tekrar gösterilmesinin ardından Facebook üzerinden mesaj yağmuru almasını hatırlattı: “Her seferinde kabloda yayınlandığında insanlar bana Facebook’tan ulaşmaya başladı ve ben de ‘Bu filmi gerçekten seviyorlar’ diye düşünüyordum. Sonra bir yardım amaçlı basketbol maçına gittim. Will Ferrell oynayacaktı ve yanıma gelip ‘Dude, Camacho harikaydı’ dedi.”
Judge’ın özgün konseptinin başlığı “3001” olarak geçerken, Cohen bu dönemi şöyle anlattı: “Mike ile yazmanın eğlenceli kısmı şuydu; düşündüğümüz kültürün her kötü giden yönünü filme dahil edebilirdik.”
Crews için Camacho, kariyerinin patlama yaptığı bir dizi filmlik rol oldu. Eski NFL futbolcusu bu işe coşkuyla yaklaşırken, Rothman’ın da filmi yeşil ışık yakan cesaretine tanıklık etti. Cohen ise daha sonra “Tropic Thunder” adlı eşit derecede provokatif bir eseri yazan isim olarak, satirinin insanları tadilabilir bir şekilde uyarması üzerine şöyle konuştu: “Belki de ‘İdiokrasi’ çıktığında daha fazla insan izleseydi, dünya bugün bu kadar olmasındı.”
“Biz Zirveye Ulaşmadık”
Crews, filmi 2024 Cumhuriyetçi Parti Ulusal Kongresi’nde Hulk Hogan’ın gömleğini soyup konuşma yaparken izlediğinde her şeyin değiştiğini anladı. “Neden herkesin bunu bir dergi olarak görmeye başladığını anladım,” dedi. Rothman da geçen yaz Beyaz Saray’daki UFC etkinliğini izlerken benzer bir tepki vermişti: “Bence ‘Sana şaka mı yapıyorsun?’ dedim. Mike zamanının öndeydi ama çok da değil.”
Cohen, bu kez de filmin siyasi olmadığını tekrar vurguladı: “Bu film siyasi olmaya hiç niyet edilmedi. Konservatiflerin bizi liberalları parodileştirdiğini düşünmesiyle liberallerin de bizi konservatifleri parodileştirdiğini düşünmesinden gurur duydum. Ama artık bu kadar farklı bir şekilde işlediği ilginç.”
Crews ise son sözünü, izleyiciyi aldatmayan dürüst bir notla bitirdi: “Düşünmüyorum ki biz ‘İdiokrasi’nin zirvesindeyiz,’ kahkahayla ekledi. Kendinizi övermeyin. Bunu çok daha aptalca hale getirebiliriz.”
The New York Times editörü Stephanie Goodman, filmin okuyucuların anketinde birinci olmasından fazla şaşırmadığını belirtti. “Hikâyenin kökeni, insanların Amerika’nın en ‘Amerikan’ filmi olarak neyi düşündüklerini bulmaktı,” dedi. “Yazarlarımdan hiç kimse ‘İdiokrasi’ seçmedi. İnsanların güçlü hissettiği bir şey değildi. Okuyucular ise açıkçası çok daha güçlü hissediyordu.”
Rothman, filmin asıl özünü şöyle özetledi: “Bu film, 20th Century Fox’un bu kadar özgün bir filme inancını gösteren cesur bir girişimdi.” Comedy’nin zorluğuna dair konuşan Crews ise şunu söyledi: “Komedi yapmanın çok zor olduğunu biliyorum. Bu filmin sevdiğim yanı, komedinin yapması gerekeni yapıyor; insanları güldürirken aynı zamanda bir şeyi aydınlatıyor ve onlara farklı bir açıdan görmelerini sağlıyor.”
20 yılın ardından değişmeyen tek şey ise “İdiokrasi”nin yaratıcıları için bir gurur kaynağı olması. Goodman’ın anketinde filmin öne çıkması sürpriz değilken, Rothman’ın “Bu film, şirketin Mike Judge’a bu kadar özgün bir işe inandığı için var,” sözüyle kapanan bu yolculuk, bir zamanlar sinemalarda unutulmuş bir komedinin bugün Amerika’nın aynasında yansıyan metafora dönüşmesini gözler önüne seriyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔