Star Wars’un 70’lerden beri kullandığı kukla yapımı tekniği, şimdi de Yıldız Sürükleri evrenine konuk oluyor. “Strange New Worlds” dizisinin son bölümünde, Enterprise mürettebatı beklenmedik bir dönüşüm geçiriyor: Kuklalara dönüşüyorlar!
Dizinin showrunner’ı Henry Alonso Myers, bu büyük değişikliğin nedenlerini açıklıyor: “Bu, Star Trek tarihinde daha önce denenmemiş bir şeydi. Amacımız, diziyi Yıldız Sürük ruhuna uygun hale getirmekti.”
Bu durum, neredeyse 1000 bölüm ve 13 filmden oluşan geniş Yıldız Sürük evreni için büyük bir değişiklik anlamına geliyor. Bu franchise, genellikle kukla yapımından ziyade, insan oyunculara ağır protez maskeler takarak yaratıklar oluşturma eğiliminde olmuştur.
Ancak, bu durumun Star Wars ile olan benzerlikleri dikkat çekiyor. Luke Skywalker’ın mentoru Yoda, İmparatorluk Saldırısı filminde ikonik bir kukla karakterdi. Brian Herring, en son Star Wars filmlerindeki sevimli droid BB-8’i yöneten İngiliz kuklacı, “Star Wars evreninin çok gerçekçi ve yaşanmış bir kaliteye sahip olması, o dönemdeki diğer bilim kurgu yapımlarından farklıydı” diyor.
Yıldız Sürükleri evreninde kukla kullanımı konusunda uzman olan Dr. Chris Nunn, “Yıldız Sürükleri, erken dönemlerde makyaj kullanımına büyük önem vermişti. Bu nedenle, yaratıklar genellikle insan oyunculara ağır protez maskeler takılarak oluşturuluyordu ve bu eğilim devam etti” şeklinde açıklıyor.
Myers, bu cesur adımın Star Trek tarihinde daha önce denenmemiş bir şey olduğunu belirtiyor: “Strange New Worlds’te yapmaya çalıştığımız şeylerden biri, Star Trek tarihinde daha önce denenmemiş cesur adımlar atmaktır.” Bu yaklaşım, dizinin müzikal bir bölüm olan “Subspace Rhapsody” ve kısmen animasyonlu “Those Old Scientists” gibi diğer yenilikçi bölümlerle de kendini gösteriyor.
Bu konuda tavsiye almak için, Angel dizisinin eski showrunner’larından Jeffrey Bell ile görüşen Myers, daha önce kendi yarattığı ikonik bir karakter olan David Boreanaz’ın canlandırdığı vampirin kuklalara dönüştürüldüğü “Smile Time” bölümünden ilham aldı.
Strange New Worlds’te ise, Ethan Peck’in canlandırdığı Spock, diğer mürettebat üyelerinin aksine insan formunu koruyor ve bu durum, hikayeye farklı bir boyut katıyor. Myers, “Spock, mantıklı yapısıyla bu duruma en uygun karakterdi” diyor.
Bu bölümde yönetmenlik yapan Jordan Canning ise, “Spock, her zaman mantıklı olanı seçen bir karakter olduğu için bu konuda doğru kararı verdik” şeklinde yorum yapıyor.
Kuklaların kullanımı konusunda deneyimli olan Dawn Dininger, Mandalorian dizisinde Grogu’yu (Baby Yoda) canlandıran kuklacılardan biri. Dininger, “Oyuncular genellikle kuklayı bir bebek olarak görüyor ve onunla oynamaya başlıyorlar. Onlar bizimle etkileşime geçmiyorlar, çünkü biz oradayız” diyor.
Dininger, aynı zamanda Hollywood’un en büyük oyuncularının bile Grogu ile karşılaştıklarında heyecanlandığını belirtiyor: “Sigourney Weaver gibi ünlü bir oyuncu bile Baby Yoda ile fotoğraf çektirmek istedi. O kadar heyecanlıydı ki, kendisi fotoğrafı çekmek istedi” diyor.
Bu durum, Star Wars prequel’lerinin aksine, burada kuklaların daha gerçekçi ve duygusal bir bağ kurmasını sağlıyor. “Yıldız Sürükleri evreninde kukla kullanımı konusunda uzman olan Dr. Chris Nunn, “Burada fiziksel bir dokunuş var ve bunun sadece nostaljiyle ilgili olmadığını düşünüyorum. Ayrıca, yapımcıların da bu işe büyük önem verdiklerini gösteriyor” şeklinde açıklıyor.
Ancak, bu durumun devam edip etmeyeceği belirsiz. Strange New Worlds’ün önümüzdeki yıl sona erecek olması ve Paramount-Skydance birleşmesinin ardından yapım süreçlerinin durmuş olması, gelecekteki projelerin ne olacağını kestirmeyi zorlaştırıyor.
Ancak, kuklalar hala orada bekliyor. Yönetmen Jordan Canning, “Bu kuklalar her zaman var olacak. Onları tekrar çıkarıp kısa filmler veya bir web dizisi yapabiliriz” diyor. Umarım bu kuklaları tekrar görürüz ve onların hikayelerini devam ettirebiliriz.”
Explore more on these topics
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔