Yirmi yaş dişlerinin (3. molarlar) gömülü kalması, aslında bir “evrim artığı” sorundan çok, modern insan çenesinin boyut küçülmesi ile diş yığın hacmi arasındaki boyutsal uyumsuzluğun (mismatch) klinik yansimasıdır. Evrim sürecinde et/yemek pişirme, alet kullanımı ve besinin işlenmesi çene kas aktivitesini azaltmış, bu da gelişimsel dönemde mandibulanın anteroposterior boyunda azalma yaratarak yetişkin çeneyi paleolitik atalarımıza göre belirgin derecede küçültmüştür. Diş tomak sayısı ve boyutu ise neredeyse değişmeden kaldığı için, 17-25 yaş arasında eriyen 3. molarlar için önden arkaya yeterli alan kalmaz ve diş ya kemik içine gömülür (buna intraosseöz impaksiyon), ya da 2. moların mesial yüzüne yaslanarak kısmen erir (mesial eksikli impaksiyon).
Pratikte bu durumu değerlendirmek için panoramik röntgen (OPG) altın standarttır; impaksiyon açısını sınıflandırmak için Winter yöntemi (dihedral açı) ve Peckoff sınıflaması, kök oluşum derecesini ölçmek için 1?
Okutarak mobil cihazınızda açın