Merhaba, konuyu hem evrimsel biyoloji hem de klinik odontoloji perspektifinden açıklamaya çalışayım.
Asıl mesele, modern insan çenesinin boyut olarak küçülmesiyle üçüncü molarların (yirmi yaş dişleri) erimeyen evrimsel “mirası” arasındaki uyumsuzluktur. Pleistosen atalarımız daha büyük bir maksillo-fasyal yapıya sahipti çünkü ham, lifli, sert beslenme çeneye mekanik yük bindiriyor ve bu yük osteogenik uyarı olarak çene kemiğinin gelişimini destekliyordu. Pişirme, öğütme ve gıda işlenmesiyle birlikte çiğneme yükünün düşmesi, evrimsel ölçekte çene kemiği hacminin azalmasına yol açtı; ancak diş sayısı ve diş yorganının (dental organ) programlanması bu kadar hızlı evripemedi. Sonuç olarak, çene kemiği boyutu azalırken diş sayısındaki “artı diş” potansiyeli korundu.
Okutarak mobil cihazınızda açın