Müzik dinlerken yaşanan o “tüy dikeniği” (kızışma/frisson), aslında nörobiyolojik açıdan ödül sisteminin müziği bir tür “güvenli tehdit” olarak kodlamasıyla ortaya çıkan bir olay. Merkezi odak, mezolimbik dopaminerjik yolda — özellikle ventral tegmental alan (VTA) ve nucleus accumbens — gerçekleşiyor. Salimpoor ve arkadaşlarının 2011’deki Nature Neuroscience çalışmalarında da gösterildiği gibi bu tepki tek bir anda değil, iki evrede ortaya çıkıyor: müziğin doruk noktasına ulaşmadan önceki bekleyiş evresinde dorsal putamen üzerinden dopamin salgısı artarak “ne olacak” gerilimi yaratır, doruk anında ise nucleus accumbens üzerinden daha yoğun bir dopamin salınımıyla fiziksel tüy dikengi tetiklenir. Yani beynin, müzikteki beklenen ama zamanlaması sürpriz unsurları (ansızın giren akor, ritim değişimi, yüksekeltme) öngörü hatalarıyla işler; bu öngörü açığı, duyusal korteksi uyarır ve o uyanış otonom sinir sistemine — deri kaslarına (pilomotor kaslar, işte “tüy dikeniği”) ve sempatik uyarıma — yansır.
Okutarak mobil cihazınızda açın