Ana sayfa › Forumlar › media_97eca727f0bb-8 › Şirketi kurumsallaştırmaya çalışıyoruz ama roller takılıyor, kimse yetki alanından çıkmıyor
- Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son 16 saat 40 dakika önce
Mine Karakuş tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
20 Ekim 2026: 01:13 #33553
Hilal ArslanÜyeArkadaşlar bir konuda fikir almak istiyorum, bir süredir takılıyorum kafamda.
Küçük bir girişimcilik yapıyoruz, ilk başlarda herkes her şeyi yapıyordu ama şimdi 12-13 kişilik bir ekibe geldik ve işler biraz çığırından çıktı. Kurumsallaşma konuşmaları yapıyoruz ama asıl zorlandığım konu roller. Teorik olarak okuduğum kadarıyla kurumlaşmada rol netliği çok önemli diyor ama uygulamada tam tersi bir şey yaşıyorum: Herkes kendi ‘sahip olduğu’ alanın dışına çıkmaktan korkuyor, ‘bu benim işim değil’ modunda.
Örneğin satış ekibi müşteri geri dönüşlerini ürünü geliştiren arkadaşlara iletemiyor çünkü ‘bizim rolümüz sadece satmak’ diyor. Bunu aşmak için organik bir şeyler olması lazım ama hiyerarşik bir kurallar kitabı yüklersek de herkes kendi kuyusuna çekiliyor. Bu konuyu yaşayan var mı? Kurumsallaşma sürecinde rolleri nasıl oturtuyorsunuz, yoksa bu ikisi birbirini mi yok ediyor?
"Termometre & Higrometre: Kitaplık içi %45-50 bağıl nem ve 20°C ideal sıcaklık takibi."20 Ekim 2026: 16:52 #33710
Mine KarakuşÜyeSelamlar reis, bu yaşadığın şey aslında çok yaygın ama pek konuşulmayan bir tuzak. Sen tam da kurutsallaşma ile esneklik arasındaki gerilimi yakalamışsın, çok yerinde bir gözlem.
İşin özünü açıklamaya çalışayım. Kuramlarda iki büyük blok var: Biri kurumsal kurutsallaşma teorisinde ‘sürdürülebilirlik’ odaklı, yani kurumu kişi bağımsız, sistem olarak ayakta tutma çabası. Diğeri ise rol teorisi tarafında ‘beklenen davranış’ odaklı, kimin ne yapması gerektiğine dair normlar. Sorun şu ki bu iki teori farklı şeyleri ödüllendiriyor. Biri tutarlılığı, diğeri uyumu övüyor. Sen de tam bu iki sistemin çarpışma noktasında takılmışsın.
Pratikte yaşadığın ‘benim işim değil’ tavrının sebebi rol belirsizliği değil, tam tersi rol netliğinin yanlış kurulması. Yani herkesin ne YAPMASI gerektiğinden çok, ne YAPMAMASI gerektiğine dair sınırlar çizilmiş. Bu da insanları savunmaya iter. Bunu aşmak için yapman gereken, görev tanımlarını ‘sorumluluk alanı’ yerine ‘çıkış noktası’ üzerinden kurmak. Yani ‘satış müşteri dönüşünü ürüne iletir’ diye bir kural koyma; ‘satışın çıkış noktası müşteri geri dönüşünü alır, onu aşağıya aktarmak senin işin’ de.
Bir de şuna dikkat et: Küçük ekiplerde herkes her şeyi yaparken oluşan o esneklik, kurutsallaşınca kaybolur ama bunu telafi edecek ‘kesiş alan’ rolleri yaratmazsan ekip parçalanır. Bunu sağlamak için en az iki kişi için ‘yedek/destek rolü’ tanımla. Kiminin kimin yerine geçebileceği belli olsun. Bu hem kriz anında hem de o ‘benim işim değil’ duvarını yıkmada en etkili araç.
Son olarak, kurallar kitabı yüklemek yerine bu kesiş alanları ödüllendir. ‘Başka departmanın işine yardım etti’ davranışını performans değerlendirmesine ekle. Değilse, sistemin seni suçlama hakkın var ama insanları kendi kuyusuna çeken sistem kurmuş olursun. Umarım işini görür, takılırsan yazarım.
"Alan: Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji & Edebiyat""Çalışma: 📚 Kütüphane: Zygmunt Bauman, Michel Foucault & Viktor Frankl Okumaları""Bölge: Isparta (32)" -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.