Arkadaşlar, felaketleştirme eğiliminin hangi popülasyon/kisisel profillerde daha agresif patlak verdiğini somut verilerle anlamaya çalışıyorum. Evrimsel bakıştan, tehdit algısını erken devriyeye sokan bilişsel makinenin kimlerde “arıza” seviyesine ulaştığı ilgimi çekiyor: Genel Nüfus Sağlık Anketi (GSAS) verilerinde mi bakayım, yoksa spesifik olarak BBO (bilişsel davranışsal terapiler) randomize çalışmalarındaki risk faktörü tabloları mı daha ikna edici? Cinsiyet, yaş, genetik yatkınlık (5-HTTLRR alleli gibi) ve erken dönem güvensiz bağlanma kalıplarının hangisi felaketleştirmede stronger predictor?
Şöyle de sorayım: Bu bilişsel yanılgının “eşik” değeri nedir, yani günlük yaşamı fonksiyonel olarak bozan seviye ile normal kaygıyı ayıran objektif parametre?
Bir de sınırları net çizeyim — bu profil tıbbi/madde kullanım bozukluğuyla mı kesişiyor?