Yönetmen Susanna White, West End ve Broadway’de büyük beğeni toplayan, Olivier ve Tony Ödülleri’ne layık görülen tek kişilik ‘Prima Facie’ oyununu sinema sanatına uyarlayarak bu zorlu görevi üstlendi. Oyundan feature (uzun metrajlı) filme dönüştürülmesi, seyircilere hem duygusal bir deneyim sunarken aynı zamanda hukuk sisteminin cinsel saldırı mağdurlarını nasıl hayal kırıklığına uğratıldığı konusundaki mesajıyla da konuşulacak bir sinema deneyimi yaratma hedefini taşıyor. Film, Toronto Uluslararası Film Festivali‘nde prömiyer yaparak hikayenin ulaştığı geniş coğrafyayı daha da büyütürken, evrensel ve esnek anlatının gücünü de gözler önüne seriyor.
Bu arada yönetmen White, Suzie Miller’ın kendi adını taşıyan ve büyük takdir toplayan oyunundan uyarladığı ‘Prima Facie’nin sinemaya uyarlanmasındaki ağır yükün yanı sıra, Cynthia Erivo’nun kadroya katılmasının hikayeye eklediği yeni boyutu ve akıcı diyalogların nasıl görsel bir dile dönüştürüldüğünü IndieWire’a anlattı. Oyunda Jodie Comer’ın da canlandırdığı bu rolü filmde artık deneyimli bir oyuncu daha üstleniyor.
Oyundan Filme: Sözcüklerin Görsel Dile Çevrilmesi
White, projeye katılmadan önce Suzie Miller’ın oyunuyla olan ilişkisini şu şekilde aktardı: “Beni çok erken aşamada, oyun hâlâ Avustralya’dayken gönderdiler. Londra’da açılmadan önce bir ekran yazımı vardı ve o aşamada ona aşıktım. Suzie’nin yazımındaki tutkuya, zekasına, misyon anlayışına ve dokunuşunun hafifliğine aşıktım. Yazılarında bir mizah var; üstelik bazen çok ağır konulara değinse de ümitsiz değil. Sizi büyük bir yolculuğa çıkarıyor ama bence film umutla bitiyor.”
Oyunun tek kişilik bir monolog olması, sinemaya uyarlanmasını oldukça zorlaştırdı. Beyazperdeye aktarırken izleyicilere hikayenin derinliğini ve karakterlerin iç dünyasını aktarmak için görsel bir dil icat etmek gerekiyordu. White bu süreçteki yaklaşımını şöyle özetledi: “Suzie’nin bazen sinemadaki en güçlü şeylerin, biri düşünürken ortaya çıktığını düşündüm ve kameranın birinin düşüncelerini görebileceğine, gözlerinin ardına geçebileceğine dair güvene ihtiyacın olduğunu belirttim.”
Cynthia Erivo Kadroya Nasıl Katıldı?
Oyunda Jodie Comer’ın canlandırdığı rolü filmde artık deneyimli bir oyuncu daha üstleniyor: Cynthia Erivo. White, kadro seçimindeki süreci şu şekilde anlattı: “Açıkçası Jodie Comer hem Londra’da hem de Broadway’de tiyatroda büyük başarı elde etti. Evrensel bir hikaye olduğu için bunu genişletmek istedik. Oyun 52 ülkede gerçekten başarılı oldu.” White, Erivo’nun ‘Harriet’ filmindeki performansından etkilenerek onun duygusal derinliğe ulaşabilme yeteneğini övdü.
“Cynthia’nın ‘Harriet’te ne yaptığını çok fark ettim. Çok derbir duygusal yere gidebileceğini gördüm. Gücünü ve cesaretini seviyorum ama katmanlı bir film yapmak istedim, çünkü filimiz gri tonlarla ilgileniyor, siyah beyaz değil.” Erivo’nun rolüyle Tessa’nın artık çoğunluğu beyaz olan bir dünyada Kara ırktan bir kadın olması, karakterin insanlarla etkileşimine ve ne kadar inanılıp inanılmadığına yeni bir boyut ekledi. White bu konuyu şöyle değerlendirdi: “Tessa birçok açıdan dışlanmış biri. Erkeklerin dünyasında bir kadın, hukuk dünyasında. Çalıştığı insanlar çoğu zaman oldukça ayrıcalıklıyken o iş sınıfından geliyor. Şimdi buna ırkın başka bir boyutunu da ekliyoruz.”
Sahada Gerçekçilik ve Doğallık
White, filmin gerçekliğe ne kadar kök salması gerektiğine dikkat ettiğini belirtti: “Bu doğruluk gerçekten benim için çok önemliydi; gerçeğe, Tessa’nın deneyimine o kadar temellenmek istedik ki, bazen rollerde aktör olmayan insanları cast ettik. Saldırının ardından polis merkezindeki yoğun bir sahne var ve bu sahnede iki gerçek polisi kullandım.” Cinsel saldırı klinikine gittiğinde orada çalışan doktor ve hemşire gibi karakterler de benzer durumlara alışkın kişiler olarak canlandırıldı.
Bu doğruluk çabası, jüri üyelerinin seçiminde de görüldü. White bu konuda şunları söyledi: “Benim için dokunuş gerçeğe ve doğallığa dairdi. Bu da filmmaking’teki hedefimdi.” Jüri üyelerinin seçimi, mahkemede gözlemlediği gerçek jüri üyeleri üzerinde çok yakın bir gözleme dayanıyordu.
Karakterlerin Derinliği ve Aile Dinamikleri
White, oyuncularla yakından çalıştığını ve karakterlerin geçmişlerini derinleştirmek için zaman harcadığını belirtti: “Bir hafta provalarda geçirdik, çok şey konuştuk. Aileden gelen karakterlerle tarihlerinin ne olduğu, arka planlarının ne olduğu konusunda çok şey konuştuk; böylece insanların tamamlayıcı bir dünyaları olsun istedik.” Erivo’nun ırkla ilgili deneyimlerini de senaryoya dahil ettiğini belirten White, bu konuların çekim öncesi sıkça konuşulduğunu vurguladı.
Kadrodaki diğer oyuncular da filmin başarısına katkı sağladı. Savcı avukat rolünde Elliot Levey’in mahkemede Tessa’yı sorgulamasındaki “belirli bir oyunbazlığı” White’ın dikkatini çekti. Daniel Ings ise komedi geçmişindeki hafifliğiyle dikkati çekti. White bu konuda şunları söyledi: “Dan geldiğinde sevdiğim şey, komedi geçmişi olması ve onda bir hafiflik olmasıydı.” Romantik komedi havasının ilk perdede hissedilmesini istediğini belirtti.
Duygusal Tepkiler ve Mesaj
White, filmin seyircilerin ne kadar tepki verdiğini vurguladı: “Seyircilerin son derece tepki verdiklerini gördük. İnsanlardan çok duygusal tepkiler alıyoruz.” Filmin bir sinema deneyimi olma amacının yanı sıra konuşmaları tetikleme ve insanlar filmi terk ettikten sonra da onlarla kalma umudunu taşıdığını belirtti.
Filmin temel mesajı, hukuk sisteminin evrilmesi ve yaşayan toplumumuza uyum sağlaması gerektiği yönündedir. White bu konuda şunları söyledi: “Hukuğun gerçekten taşın içine kazınmış gibi çok sağlam yerleştiğini ima ediyor. Oysa filimizin mesajı muhtemelen, hukukun evrilmesini, organik olmasını ve yaşadığımız topluma uyum sağlamasını istiyoruz.”
Sinematografik Seçimler ve Geçmiş
White, Old Bailey’deki çekimlerin tarihsel önemine dikkat etti. Bu mekânın ekranda ne kadar etkileyici olduğunu ve izleyiciyi küçük hissettirdiğini belirtti. White, bu sahneleme için Billy Wilder’ın ‘Witness for the Prosecution’ filmindeki setiyle benzer bir sete sahip olduğunu fark ettiğini ve bazı açıları “utanca kapılmadan” ödündüğünü söyledi.
Filmin çekim sürecinde crew üyelerinin de duygusal olarak etkilendiğini belirtti. White bu konuda şunları söyledi: “Eğer üçten biri cinsel saldırı deneyimi yaşamışsa, çok şey yapmamız gerekiyordu; sadece ana kadroyu değil, crew’muzu da desteklemek için.” Çekimler sırasında birçok crew üyesinin ağladığını söyledi.
Jodie Comer Film Gördü mü?
Orijinal oyundaki rolü canlandıran Jodie Comer’ın filmi görüp görmediği sorulduğunda White, bunun bilinmedikini belirtti. “Bilindiğim kadarıyla hayır. Aslında, henüz değil. Bilirdim ama umarım yakında görür.” Tessa karakterinin dünyaya çıkıp birçok insanla konuşması gerektiğini vurguladı.
‘Prima Facie’, 2026 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde prömiyer yaptı ve şu anda ABD dağıtımı için görüşmeler sürdürüyor. White’ın bu zorlu uyarlamayla, hem duygusal bir sinema deneyimi sunarken aynı zamanda hukuk sisteminin cinsel saldırı mağdurlarına dair yaklaşımını sorgulayan bir eser yaratmayı başardığı görülüyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔