21 Ekim 2026, Çarşamba
CANLI YAYIN Anlık Haber Merkezi 7/24 Devrede
USD/TRY: 34.25
EUR/TRY: 37.10
BIST 100: 9.120
T.C. ULUSAL BASIN & HABER PORTALI
SON DAKİKA

Whistler”de Ann Patchett, kayıp ve sanat üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor”

Sanatçılar ve yazarlar, At Yılı’nı oldukça ciddiye alıyorlar. Christopher Nolan’ın bu yaz vizyona giren Homeros’un Odyssey eserinin sinema uyarlaması…

Whistler”de Ann Patchett, kayıp ve sanat üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor”
Yayın:

Sanatçılar ve yazarlar, At Yılı’nı oldukça ciddiye alıyorlar. Christopher Nolan’ın bu yaz vizyona giren Homeros’un Odyssey eserinin sinema uyarlaması, klasik Truva atını ve bunun temsil ettiği her şeyi içeriyor: hem sözlü olarak aktarılan şeyleri, hem de dile getirilmesi imkansız olanları.

Bunun bir ay öncesinde ise Ann Patchett’in yetişkinler için yazdığı 10. romanı Whistler yayımlandı ve bu da yılın burç işaretini oldukça ciddiye alıyor; çünkü kitap, hikaye içindeki bir atın adını taşıyor.

Patchett, karakter odaklı anlatılarıyla ve edebi kurguyu erişilebilir kılma yeteneğiyle tanınıyor. Belki de en çok bilinen eseri, 2001 yılında büyük yankı uyandıran Bel Canto (Peru’daki Japon elçiliğinde yaşanan rehine krizesini konu alıyor) ve 2019’da yayımlanan The Dutch House ile tanınıyor. Amerikan edebiyatında bir model haline gelmiş, bazıları kitaplarını “sahilde okunacak” eserler olarak nitelendirirken, diğerleri Patchett’in ilişki odaklı üslubunu takip ediyor. Virginia Evans’ın 2025 yılında yayımlanan The Correspondent adlı eserinde, Patchett bile küçük bir karakter olarak yer alıyor.

Whistler, Metropolitan Sanat Müzesi’nde yaşanan bir tesadüfle başlıyor. Daphne, babasıyla (o aslında üvey babası) 44 yıldır iletişimde değil. Dokuz yaşındayken anne-babasının ani boşanması ve ardından yaşadıkları korkunç trafik kazası, Daphne ve babasını mucizevi bir şekilde kurtarmıştı. Kaza sonrası babası, Daphne’e Whistler adlı atın hikayesini anlatmıştı (Eddie editördü; Daphne ise Manhattan’daki özel bir kız okulunda İngilizce öğretmeni oldu). Yıllar sonra, Daphne hala kendisini bu durumdan sorumlu tutuyor.

53 yaşında olan Daphne, kocasıyla birlikte galerileri gezerken, arkalarından bir “yaşlı adamın” onları takip ettiğini fark eder. Metropolitan Müzesi, kitap boyunca sadece iki kez daha karşımıza çıkar: Birinde ailenin üyeleri yeniden oraya giderler. Ancak müze ve sanatın hafıza ve yas üzerindeki etkileri, tüm hikayenin üzerinde yoğunlaşır; tavşan resimlerinden oluşan bir koleksiyonun da dahil olduğu başka anlatısal öğeler, bu temayı pekiştirir. Bu ilk tesadüfi karşılaşma, Contemporary bölümünde gerçekleşir ve Daphne’in babasıyla yeniden birleşmesi, büyük önem taşır. Kocası, Daphne’in Eddie’yi gördüğünde ağlamasına tanık olur ve “bunun neden burada, sanatın önünde olduğunu anlamadı… [ama] büyük sırrın böyle olmaması gerektiğini biliyordu.”

Bu, kitabın belki de en önemli cümlesidir. Eddie, parçalanmış ailenin sanat ve her şeyden daha fazlası için bir merkezdir. Yetişkin Daphne’nin annesine bu karşılaşmayı anlattığında, anne şöyle yanıtlar: “Müzede olması anlamlıydı. Eddie’nin sanata dair büyük bir gözü vardı… Bugün bildiğim her şey hakkında bilgi Eddie’den öğrendim.”

İlginizi Çekebilir: Andrew Garfield’ın Yeni Filmi Neden Aniden Robin Hood Hikayesine Dahil Edildi? →
Kaynak: Hyperallergic ↗
💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔