Küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeler, özellikle gelişmiş ekonomilerde devlet tahvillerinin getiri oranlarının (yield) rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Bu durumun arkasında yatan temel faktörler arasında artan enflasyon endişeleri, yükselen petrol fiyatları ve merkez bankalarının faiz artışlarına yönelik beklentilerin güçlenmesi yer alıyor.
Reuters’ın haberine göre, ABD’deki 10 yıllık hazine tahvilinin getirisi %4.81 seviyesini görerek önemli bir eşiği aştı. Almanya’da ise benzer vadeli tahvillerin getirisi %3.375 ile 2011 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Japonya’da 10 yıllık tahvil getirisi, son otuz yılın üzerinde seyrediyor. Birleşik Krallık’ta ise 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi, 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyesine ulaşarak %5.25’i gördü. Avustralya’da da benzer bir durum yaşanırken, 10 yıllık devlet tahvillerindeki getiri, son 15 yıldan daha yüksek bir seviyede seyrediyor.
Bu hareketlerin temel nedeni, Orta Doğu’daki çatışmaların tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş ve enflasyonun kalıcı olabileceği endişesi. Bu durum, merkez bankalarının para politikasını sıkılaştırma beklentilerini artırdı. Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh, geçtiğimiz hafta Jackson Hole sempozyumunda şahin bir tutum sergilemişti. CNBC’nin haberine göre, Avrupa Merkez Bankası da (AMB) Salı günü açıklanan AB enflasyon verilerinin ardından faiz artışı yapabilir.
Yüksek devlet borç yükleri de yatırımcıların endişelerini derinleştirdi. ABD’nin toplam kamu borcu 40 trilyon doların üzerine çıkarak, yıllık ekonomik çıktının %120’sini aştı. Fransa’nın kamu borcu ise 3.5 trilyon euroyu geçerek, GSYH’nin yaklaşık %117’sine denk geldi. Japonya’da ise hükümet borcu, ülkenin yıllık ekonomik çıktısının iki katını aştı.
Reuters’ın haberine göre, yapay zeka teknolojilerine yatırım yapmak isteyen büyük teknoloji şirketlerinin yaptığı yoğun tahvil ihracı da devlet tahvil piyasalarındaki baskıyı artırdı. Principal Asset Management’ın baş yatırım sorumlusu ve küresel hisse senedi bölümünün başında bulunan George Maris, CNBC’ye yaptığı açıklamada, piyasadaki temellerin son zamanlarda olduğu kadar kırılgan bir durumda olduğunu belirtti. Ayrıca, dünya genelindeki borç seviyelerinin rekor düzeye ulaştığını ve bu sorunu çözmek için kolay bir çözümün görünmediğini vurguladı.
Saxo’nun baş yatırım stratejisti Charu Chanana ise, piyasanın tahvil yatırımcılarının enflasyon riskini telafi etmek için daha yüksek getiri talep etmesinin, kötüleşen mali tabloların ve piyasaya yeni arz edilen miktarın bir yansıması olduğunu ifade etti. Chanana, bu durumun satışların aşırı tepkilere yol açabileceğini ve ABD’deki 10 yıllık tahvillerde getirilerin %5 seviyesini görebileceğini, ancak bu seviyede getirilerin cazip hale gelerek alıcıları yeniden piyasaya çekebileceğini belirtti.
Hisse senetleri de bu durumdan nasibini aldı. ABD’deki temel göstergeler üçüncü gündür düşüş kaydederken, Avrupa ve Asya borsalarında da benzer bir tablo görülüyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔